Hadislerin Kur’an’a arzını bir de Mehmet Görmez’den okuyun

Hadislerin Kur’an’a arzı konusu özellikle dini anlamda yaşanan sorunların başat konularından biri. Bu konuda çeşitli görüşler olsa da günümüzde hayli aksatılan bir ilke…

 

Hadislerin, Peygamberimizin dilinden çıkan sözler olup olmadığı konusunda birçok usül ve uygulama söz konusu. Farklı disiplinler hadisler konusuna farklı yaklaşımlar da sergiliyor.

Fakat özellikle bir ilke ve yöntem var ki en başta olması gerekirken günümüzde hiç kullanılmıyor. O da hadislerin Kur’an’a arzı ilkesi…

İlk dönem hadis rivayet eden sahabeler ve muhaddisler bu konuya büyük önem verirken daha sonraları bu ilke çok ciddi derecede arka plana atılıyor.

Uydurma hadislerin giderek arttığı dönemlerde Ebu Hanife gibi isimler bu tehlikenin farkına vararak “Peygamber, Kur’an’a muhalefet etmez” demişse de sürekli saldırılara maruz kalıyor…

İşte uydurma hadislerin ve Kur’an’a aykırı hadislerin çıkmasına neden olan bu süreci Diyanet İşler Başkanı Mehmet Görmez, yazmış olduğu Hadis İlminin Temel Meseleleri eserinde şu şekilde ele alıyor:

“Bir hadisin isnadı ne kadar sahih olursa olsun, metninde aranması gereken ilk özellik Kur’an’a uygun olup olmadığıdır. Zira İmam Ebü Hanife’nin (150/767) ifadesiyle Allah’ın Resulü Allah’ın kitabına muhalefet etmez, Allah’ın kitabına muhalefet eden de Allah’ın resulü olamaz.

Hadisçilerin “hadislerin Kur’an’a arzı” başlığı altında inceledikleri metin tenkidinin bu prensibi, sahabeden itibaren ‘ etkin olarak tatbik edilmiştir.

Hz. A’işe, “Ölü, kendisine ağlayanlardan dolayı muazzep olur.”, “Veled-i zina üç şerlinin en kötüsüdür. ” gibi haberlerin hadis sıfatıyla Hz. Peygamber’den rivayet edildiğini duyunca, “Hasbukum el-Kur’ân = Bu konuda size Kur’an yeter.” diyerek, “Kimse kimsenin günahını çekmez.” (Ö/En’âm, 64; 17/lsrâ’, 5) ve “Allah kimsenin çekemeyeceği yükü yüklemez.” (?./Bakara, 233) ayetlerini okumuş sözü edilen hadislerin Kur’an’a aykın olduğunu, bunların Hz. Peygamber’den bu şekliyle sâdır olamayacağı-‘ nı açıkça ifade etmiştir.

Yine Hz. Aişe, Hz. Peygamber’in Allah’ı gördüğüne dair bir rivayeti duyunca, “Lekad keyfe şa’ri = Tüylerim ürperdi.” diyerek, “Gözler onu idrak edemez…” (6/En’âm, 103) ayetini okumuş ve arkasından, “Kim Muhammed Rabbini gördü derse Allah’a yalan isnad etmiş olur.” demiştir.

Hz. Ömer, Fâtıma bint Kays (50/670) adlı hanım sahabiden Resulullah’ın, boşandıktan sonra kendisine sükna ve nafaka vermediğine dair bir hadis rivayeti duyunca, “Bu konuda unutması ve hata etmesi muhtemel olan bir insanın/kadının rivayetiyle Rabbimizin kitabını terk edemeyiz.” diyerek, buna karşı, “Boşanan kadınları evlerinden çıkarmayınız…” (65/Talak, 2) mealindeki ayeti okumuş.”

(Sayfa 79)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.